eski başkanı denizyarınBest online blackjack siteneyinbirilerie-postaCasino apps real moneyhaldeallah dedirtmeyinİŞİ
Son Dakika
25 Mayıs 2018 Cuma

BAYKAL ÇİVRİL’DEYDİ

27 Şubat 2017 Pazartesi, 18:26

CHP Eski genel Başkanı Deniz BAYKAL, Çivril’deydi.

25 Şubat 2017 Cumartesi günü saat 19:30’da Çivril’de parti binasına gelen Deniz BAYKAL, kendisini bekleyen kalabalığın partiye sığmaması sonucu bina dışına gelerek burada kendisini bekleyen kalabalığa bir konuşma yaptı.

BAYKAL, Çivril’lilere şunları söyledi:

“Sevgili Çivrilliler. Sizleri bu buluşma için çok heyecanlı ve meraklı görüyorum. Seçim falan yok. Buna rağmen buradasınız. Anlıyorum ki sizler bu referandumu seçim gibi görmediniz. Sizler, 16 Nisan referandumunun seçimlerin ötesinde önemli olduğunu biliyor ve onun için çok meraklısınız. Burada siz vatandaşlarımızı çok büyük sorumluluk bilinci içersinde, görev bilinci içersinde NE OLUYOR? NEREYE GİDİYORUZ? NE OLACAK? BU KONUDA KİM NELER SÖYLÜYOR? BAYKAL GELMİŞ ANLATSIN BAKALIM. Duygusu içine girdiğinizi gördüm. Bizler özel bir miting toplantısı yapmadık. Özel bir kapalı salon toplantısı da yapmadık. Uşak tarafına geçerken Çivril’i özledim diyerek durmak istedim. Sizlerle selamlaşmak istedim. Benim bu duygumun daha fazlasını siyasi sorumluluk bilinci içersinde sizlerde gördüm. Çokta mutlu oldum.

16 Nisan referandumunda neyin oylandığı çok açık bir şekilde anlatılmadığı halde, sizler bunun farkındasınız. Onun sorumluluk  bilinci içersindesiniz. Buradan da anlaşılmaktadır ki; kimse bu   konuyu geçiştiremeyecek. Bundan büyük bir mutluluk duyarak hepinize yürekten teşekkür ederim.

BU PARTİ  İŞİ DEĞİL

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, sizlerin kaygılandığı bu olay,  her hangi bir parti işi değil. Partizanlık işi hiç değil. O parti, bu parti şöyle yapıyor, böyle yapıyor  işi değil. Bu konu, memleket meselesi.. Devlet meselesi. Millet meselesi . O nedenle her partiye saygım var. Saadet partili, AKP’li, MHP’li, CHP’li… hepsine saygım var. Ama bu konu parti işi değil. Herkes partisini bir kenara  bıraksın. Yarın seçim olduğunda herkes kimi seçmek   istiyorsa yine seçsin. Ama bu başka bir şey. Gelin el ele verelim. Tüm partililer el ele verelim. Hep birlikte düşünelim.

Bizlere  bir anayasa değişikliği aniden dayatıldı. Halktan gelen bir istek değildi bu. Milletvekilleri anayasa değişikliği için boş kağıda imza attılar.  Bu Devleti – Cumhuriyeti kolay kazanmadık. Dumlupınarda, Afyonda bu mücadeleler boşa yapılmadı. Atalarımız bizleri bu mücadeleleri kazanarak kurtardı. Bağımsızlığımızı sağladılar.

Gazi Mustafa KEMAL o dönem “DÜŞÜN PEŞİME BEN SİZİ KURTARACAĞIM” demedi.

“MİLLETİN İSTİKLALİNİ, MİLLETİN AZİM VE KARARLILIĞI KURTARACAKTIR” dedi. MİLLET dedi MİLLET.

Padişah gemiye binmiş kaçmış. Türkiye işgal  altında.  Bu koşullarda bir MECLİS TOPLANDI. Herkes  bir arada.  Devlet yoktu. Önce Millet. Millet teşkilatlandı meclisi kurdu.

Şu anda da 80 milyon hep beraberiz. Hepimiz Milletiz, hepimiz Türkiyeyiz…

Türkiyeyi bir partiye veriverelinm demek doğru değil. Hepimiz bir Türkiyeyiz. Bir ve bütünüz ve bunu koruyalım. Eğer Milletin egemenliğine dayalı devlet sistemini TEK ADAMLIK rejimine döndürürsek, devleti bölmüş oluruz. Devleti bir partiye verirsek, bu parti hegemonyası olur ki, böylece devlet olamayız. Millet olamayız. Hepimiz bir Türkiyeyiz. O Türkiye, bölgemizde hukukta, askerlikte bilimde ileri gitmiş bir Ülke.  Birileri bizleri birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Ama her şeye rağmen birliğimizi koruyalım.

Savaşı meclis yaptı. Her cepheden geldiler. Mecliste anlattılar. Askeri harekata meclis karar verdi. Temelimiz bunun için sağlam.

Şimdi birileri diyor ki. Artık bu meclisi bırakalım. Egemenliği-yetkileri TEK ADAMA VERELİM. Bu adam bizim için her türlü kararı alsın.

Meclisi Milletin %100’ü seçiyor. Tek adamı Milletin %51’i seçecek. %51’i %100’ü fes edebilir mi? Buna hükmedebilir mi?  Şu anda  bütçemizi, meclis yapıyor. Bölgesel sorunlarımızı meclis çözüyor. Şimdi bu anayasa ile kim yapacak? BAŞKAN YAPACAK.  KİM HARCAYACAK? Bakanlar kurulu yok. Başbakan yok. Sadece 1 kişi var. Ona yanlış yapıyorsun dersen, “karışma sen. Suç varsa ver mahkemeye “ diyecek. Nasıl vereceğiz? Seçimde yazdığın milletvekillerinin içinden 400 vekili nasıl bulacağım?. Bu mümkün değil.

TEK ADAMA EVET Mİ? MİLLETİN ÜSTÜNLÜĞÜNE EVET Mİ?

Diyelim ki 400 sayısı bulundu. Hangi mahkemeye gidecek? Anayasa mahkemesine. Buradaki üyeleri kim seçiyor? Başkan. Başkanın seçtiği üyeler başkanı yargılayabilir mi? Mümkün değil…

Bu yasanın neden çıktığını şimdi anlıyor musunuz? Bu birincisi.

 İkincisi, meclis 5 yılda bir seçime gidecek. Ondan önce seçim olma koşulu olmayacak. Yani seçimi kaybederim korkusu bu anayasayı yaptırıyor. İktidarın yapısının değişmemesi için ne gerekiyorsa onu yapıyorlar. Meclisin yapısını değiştirelim, meclis güçlü olmasın. Sadece   Cumhurbaşkanı güçlü olsun diyorlar.  Türkiye için en büyük tehlike, iktidar sahiplerinin kendisini vaz geçilmez görmeleridir.  Bizim devlet düzenimizde en üstün MİLLETTİR.

Bu anayasa oylaması, TEK ADAMA EVET Mİ? MİLLETİN ÜSTÜNLÜĞÜNE EVET Mİ?  Sorusunu soruyor. Olay bu.

Şimdi bize birisi  atamızdan kalan bir yerin tapusunu istese, çok güzel şeyler yapacağız dese, yinede düşünürüz. Hayat arkadaşımız tapuyu isterken düşünüyoruzda. Ülkenin, Devletin tapusunu TEK ADAMA VERMEYİ NASIL DÜŞÜNMÜYORSUN?

Verilirmi Devletin tapusu bir kişiye?  Bizden Devletin tapusu 5 yıl için istenmektedir. Bırakın 5 yılı, 5 dakika için bile verilemez..

Şimdi bizden istenen, MİLLET OLACAK, Millet ve onun devleti 1 KİŞİNİN OLACAK. Yok öyle şey. Eğer Milletinize, devletinize sahip çıkarsanız hem kendinizi, hemde gelecek kuşakları kurtarmış olursunuz.

Yapacağınız oylama, Atalarımızdan miras kalan Devletimizin tapusunun 1 kişiye verilmesi oluyor. Böyle bir şey olurmu? Dünyada bunun örneği yok.  Sakın  bırakmayın. Devletinize, Milletinize sahip çıkın. Tapunuza sahip çıkın. Bizlere bu vatanı emanet edenleri mezarlarında ters döndürmeyin.

Gazi Mustafa KEMAL’İ, “Vay be.. Ben bu Milletemi emanet ettim? Bu gençliğe mi emanet ettim ben bu vatanı ? Gittiler 1 kişiye teslim oldular dedirtmeyin Allah Aşkına…

Ben niye koşuyorum. Seçim yok. Seçilme kaygım yok. Ama siyaseti bunun için yaptık.  Gün, Devlete –Millete sahip çıkma günüdür. Eğer 16 Nisan’da HAYIR derseniz, herkese haddini bildirmiş olursunuz. Herkese haddini bildireceğinize inanıyorum.  Sizleri bir arada görünce kendimi tutamadım. Sizlerle sohbet etmek istedim. Hepinize saygılarımı-sevgilerimi sunuyorum…”

BAYKAL konuşmasını sonlandırdıktan sonra Uşak iline doğru yola çıktı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aajans Matbaacılık Ve Vasım İşleri Tasarım ve Programlama: Soner Solak