Son Dakika
21 Mayıs 2019 Salı
25 Ocak 2019 Cuma, 08:30
sebahattin yaman
sebahattin yaman sebahattinymn@hotmail.com Tüm Yazılar

EĞİTİM SENDİKALARININ TELAŞI NEYDİ

Çivrilin Sesi gazetesi olarak Nevişet  Kameroğlu Orta Okulunda Neler Oluyor?

Başlıklı yazı dizimize başlayınca, Çivril’deki eğitim sendikalarının üçünde büyük bir telaş gözlemledik.

Adı üstüne Eğitim Sendikaları idi bu telaş içersinde olanlar. Eğitim Sendikalarının    başındaki yöneticiler elbette eğitimcilerden ibarettir.

Beklerdik ki, eğitimciler, konunun ne olduğuna baksınlar, beklesinler iddiaları, hatta yazımızı iyice okusunlar, ondan sonra istedikleri gibi açıklama yapsınlar.

Yazımızı iyice okumalarını beklerdik. Dedik. Çünkü bu sendikalar bizlere iftira attılar.

Çivrilin Sesi Gazetesi, Nevişet Kameroğlu Orta Okulunda “ZORLA KİTAP SATILIYOR” demedi.

Sadece “kitap satılıyor” dedi.

Sendikalarımız, KİTAP SATILIYOR cümlesinin önüne ZORLA kelimesini ekleyip bizlere saldırmışlar.

Bu üç eğitim sendikası, iddialarımızı okumak ve anlamak yerine, (Eğitim Bir Sen, Türk Eğitim Sen ve Eğitim İş Sendikası) telaşlı bir şekilde gazetemize saldırmayı tercih ettiler.

Öncelikle Eğitim Sendikaları neden böyle davranabilir? Bun u araştıralım . Ve Eğitim İş’ten başlayalım.

EĞİTİM İŞ

EĞİTİM İŞ Çivril Şube temsilcisi, sanırım konunun ne olduğuna bakmadı ve zaten bakmayı da düşünmedi.

Çünkü bu kişinin kendince Gazetemizden alınacak bir intikamı vardı diye düşünüyoruz. Kişisel intikam alma düşüncesinde olan bir kişi, bunu fırsat olarak düşünmüş olabilir.

Eğitim İş Çivril temsilcisinin sıkıntısı şu olsa gerek.

Şevkiye Özel Fen Lisesinde görevliydi. Bu görevi esnasında, Şevkiye Özel Fen Lisesi erkek öğrenci yurdunda öğrencilere bir üst sınıf öğrencilerinin şiddet uyguladıkları iddiaları vardı. (Bu iddiaları da kamuoyundan saklamak isteyen Milli Eğitim Müdürü Mehmet ÖZCAN “HABERİM YOK. BİLMİYORUM” demişti.)

Ama yürütülen soruşturmaların ardından

Sonnur Hoca (Yurttan sorumlu Müdür Yardımcısı ve rehber öğretmen başka okullara sürülmüş.)

Müdür Ahmet SAVRAN SÜRÜLMÜŞ.

Peki EĞİTİM İŞ Çivril Şube temsilcisi  Abdullah AYDEŞKİN’in bu konuyla ne işi var? Denilebilir.

Bu sevgili öğretmenimiz, bizleri her gördüğünde selam verir, hatırımızı sormadan geçmezdi yanımızdan. Bu soruşturmanın olduğu dönemlerde bize selamı sabahı kesmişti. Merak edip sormuştuk çevreye: Abdullah Hocam bizlere selam vermiyor. Neden acaba? Diye.

Aldığımız yanıt, Eğitim İş Sendikasının bu yazımızın doğru olup olmadığını araştırma yapmamasının, bize saldırmak için fırsat beklediğinin açık göstergesi oldu.

Dediler ki bizlere: Bilmiyor musunuz? Adam sizin yüzünüzden sıkıntılara düştü. Şevkiye Özel Fen Lisesi erkek öğrenci yurdunun BELLETMENİ imiş bu öğretmenimiz.

İddialarımızı araştırmadan bizlere saldıran bu öğretmenimizin yapması gereken şuydu:

Görevli olduğu yurttaki  bu olaylara meydan vermemek. Görev sorumluluğunu, görev bilincini gerektiği gibi yapmaktı. Bu öğretmenimizin sanırım özrü kabahatinden büyük olmuş. Kendisinin görevini yaparken eksikliği olup olmadığını araştıracağına, bizlere saldırma gereği duymuştur.

Yurt konusundaki iddiaların sonucu görevli öğretmenin birisi  (Yurttan sorumlu Müdür Yardımcısı ve rehber öğretmen) başka okullara gönderilmişler.

Ayrıca Müdür Ahmet SAVRAN başka okula gönderilmiş.

Yurtta görevli olan EĞİTİM İŞ Çivril Temsilcisi Abdullah AYDEŞKİN ceza aldı mı? Aldıysa ne tür ceza aldı? Gazetemizden bunun intikamını mı almak istedi?

TÜRK EĞİTİM SEN

Bizler bu yazı dizisine başlamadan önce bir çok eğitimciyle görüştük. Bu eğitimciler arasında Türk Eğitim Sen’li eğitimcilerde vardı.,

Bir eğitimcinin bize söylediği söz: “Abi benim çocuğumda bu okulda. Şu ana kadar verdiği kitap parası 200 lirayı geçti” dedi.

Bizlere bunu söyleyenler, alel acele kitap satışını uyduruk kelimeyle inkar etme telaşına girdiler.

Sormak isterim Türk Eğitim Sen’li öğretmenimize: HANGİSİ DOĞRU?

Bize söylediğiniz 200 lirayı geçti ödediğim kitap parası cümleniz mi, yoksa satış yok diyerek alel acele inkar edişiniz mi?

Türk Eğitim Sen temsilcisi öğretmenimizi arayarak, zorla ibaresi olmadığı halde bunu nereden uydurdunuz?  Dediğimde aldığım yanıt.

“Abi yoldayım. Dönünce bakayım, öyle bir şey varsa özür dilerim” demişti ama galiba bakamadı veya o anda da bizi geçiştirmeyi tercih etti.

EĞİİTM BİR SEN

Eğitim Bir Sen’in üyelerini koruna refleksiyle böyle bir adım attığını düşünüyorum. Yoksa Rüstem Hoca’nın daha dikkatli olduğunu duyar ve bilirdim.  Üyelerini koruma telaşı içersinde olmasaydı, yazılanları dikkatlice okur ve gazetemize saldırı gerekçesi olan ZORLA ibaresinin olmadığını anlardı diye düşünüyorum.

Gerekçeleri ne olursa olsun bu insanlar öğretmen. Öğretmenlere bizler öğretecek değiliz. Onlar çocuklarımıza, yani öğrencilerine yıllardır aynı konuyu söylüyorlardır eminim. “YAVRUM. DİKKATLİCE OKUYUN, ÖYLE CEVAP VERİN” diyorlardır.

Demek ki, Ata sözümüzde  denildiği gibi:

HOCA VEWRİR DALKIMI, KENDİ YUTAR SALKIMI….

Bu basın açıklamasını yayınlayanlara da bir çift sözümüz olsun.

Sayfa doldurma telaşı, ne bulursan yayınlamayı getiriyor olsa gerek.

GAZETECİLİK ZOR ZENAATTIR…

Aajans Matbaacılık Ve Vasım İşleri Tasarım ve Programlama: Soner Solak