Son Dakika
24 Mart 2019 Pazar
12 Mart 2019 Salı, 06:09
sebahattin yaman
sebahattin yaman sebahattinymn@hotmail.com Tüm Yazılar

ZOLAN GERÇEĞİ

MART AYI VE TÜRKİYE

Türkiye tarihinde iki ay neredeyse kutsal denecek kadar önemlidir.

Bunlar, MART VE AĞUSTOS aylarıdır.

Bu aylar’dan Mart Ayının en önemli günlerinden birisi, 3 Mart’tır. Çünkü 3 Mart 1924 tarihinde TBMM’nin aldığı bir kararla halifelik kaldırılmıştır.

Halifelik sistemi, akıl yerine Orta Çağ koşullarının sistemi  idi.

Bu sistem bir kişinin bütün yetkiyi elinde tutmasına dayanıyordu. O yüzden de Milli iradenin egemenliğine de yüzde yüz tersti.

İngilizler, yıllardır  halifelik sistemini kullanarak Müslüman dünyasını kendi çıkarlarına gelecek biçimde yönlendirip sömürüyordu.

Bugün, ABD sömürgecileriyle işbirliği yapan tarikatçılar ve sözde Osmanlıcı yazarlar; halifeliğin kaldırılmasını İngilizlerin istediğini yazıp söylüyorlar.

 Halbuki bu sistem kaldırınca İngilizler çok kızdılar.

Bundan başka halifeliğin kaldırılmaması için İngiltere, yönetimi altındaki Hint Müslümanlarını kullanarak Türkiye üstünde baskı kurmaya kalkıştı. Hint Müslümanları adına Ağa Han ve Emir Ali, Başbakan İsmet İnönü’ye mektup yollayıp Türkiye’yi el altından tehdit bile ettiler. (İstiklal Harbi’nin Hukuk Cephesi İSTİKLAL MAHKEMELERİ)

Halifeliğin kaldırılması demek, Orta Çağ’a dayanan eski dünyanın sona erdirilmesi demektir. Onun için, halifeliğin kaldırılması demek, silahla kazanılmış zaferlerden çok daha önemlidir. ATATÜRK DEVRİMLERİNİN ÖZÜ DE TAMDA BUDUR.

 

**********            *************

GEÇEMEDİLER

Mart ayının bir başka büyük olayı da Çanakkale Deniz Zaferi’dir.

İngiltere ve ortakları 1915’te dünyanın en büyük ve en güçlü donanması ile gelip Çanakkale Boğazı’ndan geçerek İstanbul’u ele geçirmeye kalkıştılar. Çanakkale Boğazı’nda yapılan çatışmalarda düşman donanması önemli kayıplar verince geri çekilmek zorunda kaldı.

18 Mart’taki bu olayı her yıl kutluyoruz.

Bundan sonra İngilizler, Çanakkale Boğazı’nı karadan ele geçirmek için saldırdılar.

25 Nisan’da başlayan bu saldırılar asıl Çanakkale savaşları olarak tarihe geçti. Albay Mustafa Kemal bölgede gösterdiği olağanüstü yararlılıkla parladı.

1915 sonlarında İngilizler yenilgiyi kabullenip çekilmek zorunda kaldılar.

İTTİHAD VE TERAKKİ’NİN ZAFERİ: ÇANAKKALE

Bu büyük zaferi kazananlar, tarihte İttihat ve Terakki olarak bilinen Türk milliyetçisi partinin üyeleridir.

Bu zaferle, Rusya’ya yapılacak İngiliz yardımı önlendi; orada Komünistler devrim yaparak Rus İmparatorluğunu yıktılar. Bunun sonucunda Trabzon dahil Osmanlı topraklarını işgal eden Rus ordusu da çekilmek zorunda kaldı.

Kurtuluş Savaşı’nın Batı’da daha kolaylıkla yürütülmesi, Ermenilerin yenilmesi de Rusya’daki komünistlerin desteğiyle başarıldı.

Bu zaferde emeği bulunan İttihad ve Terakki üyelerini ve Mustafa Kemal Paşa’yı saygıyla anıyoruz.  (Kaynak: Rıza ZELYUT)

 

ZOLAN GERÇEĞİ

Yerel seçim startı verildiğinde Denizli büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman ZOLAN’ın yerini kimse tartışmıyordu.

AKP’lisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi veya diğerleri..

Ortak kanı, Osman ZOLAN’ın aday yapılacağına ve seçimi kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu.

Ancak, gerek Çivril’deki, gerekse Denizli’nin başka bazı yerlerindeki AKP’nin aday belirleme şekli, parti içersinde veya Cumhur ittifakının diğer kanadında hoşnutsuzluklara yol açtı.

Bu hoşnutsuzluklar, yeri en garanti görünen Osman ZOLAN’ın tahtının bile sallandığı tartışmalarına neden oldu.

Denizli Büyükşehir Belediye başkanı Osman ZOLAN, Denizli’yi en borçlu iller arasına soktu. Osman ZOLAN, başka uygulamaları ve özellikle DESKİ’nin vatandaşlarda yarattığı hoşnutsuzlukla çokça eleştirildi.

Ama aynı Osman ZOLAN, gerek insan iletişimindeki başarısıyla, gerekse bir çok AKP’li politikacıların kavgacı karakterlerinin aksine gülen yüzüyle, partili partisiz Denizli seçmeninin tercih ettiği siyasi bir profil olmaya devam etti.

Birçok AKP’li “ilçede adayıma oy vermeyeceğim. Ama Büyük şehirde oyum ZOLAN’a”  diyebiliyor. Veya Millet ittifakına mensup birçok konuştuğum kişilerde benzer ifadeler kullanıyorlar. “Oyum ilçemde Millet ittifakının adayına. Ama büyükşehirde ise ZOLAN’A” diyebiliyorlar.

Çivril’de AKP’nin seçim bürosunun açılışına katılan Sayın ZOLAN’ın yüzünden sıkıntısı okunabiliyordu.

ZOLAN, bunca seçimde ilk defa bu kadar gergindi. Gerginlik, konuşmasına yansıdı. Çeşitli gerekçeler söylenebilir. Ama açılıştan sonra Sayın ZOLAN’ın, “başka programın var” gerekçesiyle AKP heyetiyle Pazar yerini gezmemesinin nedenlerinden birisinin bu gerginlik olabileceği iddia edildi. Buna birde Çivril’deki bazı AKP’li belediye meclis üyesi adaylarının, “beni ZOLAN istedi. Mutlaka mecliste olmamı istedi. Ben onunla çalışmak istiyorum” dedi.    Gibi sözlerde, ZOLAN’ı zorda bırakan etmenlerden bazıları oldu.

Büyükşehirdeki görevleri süresince birçok seçime katılan ve zorlukları aşmasını becerebilen Osman ZOLAN’ın, tüm bu olumsuzluklara rağmen seçmen indinde halen geçerliliği var.

Sayın ZOLAN’ın bu seçimde işi kendi partisinden dolayı zor. Ama imkansız değil.

Sayın ZOLAN, büyükşehir belediye başkanlığını kazanırsa eğer, kendi partisine rağmen kazanmış olacak…

 

 

Aajans Matbaacılık Ve Vasım İşleri Tasarım ve Programlama: Soner Solak