Son Dakika
28 Mayıs 2020 Perşembe
16 Mart 2020 Pazartesi, 11:07
sebahattin yaman
sebahattin yaman sebahattinymn@hotmail.com Tüm Yazılar

ATATÜRK VE ÇANAKKALE-2

 

Çanakkale zaferini iyi öğrenmemiz için, ünlü tarih araştırmacısı Sinan MEYDAN’ın konu ile ilgili düşüncelerinin bilinmesinde

 İşte Sinan MEYDAN ve işte Çanakkale zaferi:

Bir kişiyi anlamak için sadece hayatını değil, yaşadığı yüzyılı incelemek de gerekiyor. Bana, ‘ATATÜRK’ü anlatmak istersen nereden başlarsın’ diye soruyorlar.

Ben de Çanakkale Savaşları’ndan başlamayı yeğliyorum. Mustafa Kemal Paşa’yı, Cumhuriyet’i, Kurtuluş Savaşı’nı anlamak istiyorsanız, Çanakkale’den başlamanız gerekir.

Rahmetli Turgut ÖZAKMAN sıkça söylerdi: Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’nın önsözüdür.

ÇANAKKALE, KURTULUŞ SAVAŞI’NIN ÖNSÖZÜDÜR ÇÜNKÜ…

1683 Viyana bozgunundan itibaren İmparatorluk, Batı karşısında geriliyor.

1699 Karlofça antlaşması ile toprak kaybediyor ve bu toprak kayıpları Sakarya önlerine kadar sürüyor.

Biz orayı da kaybetsek Anadolu’da bile oturamayacak, Orta Asya’ya, geldiğimiz yere dönmek zorunda kalacaktık.

Balkan Savaşları’nda bir milyondan fazla insanımızı kaybettik. Düşman Çatalca’ya kadar ilerledi, İstanbul tehdit altına girdi. Bu büyük yenilgi Türk insanı ve Türk Ordusu üzerinde büyük bir travma yarattı. Türk subayları adeta utanç duymaya başladı çünkü Bulgarların, Yunanların boyunduruğu altına girmemiz söz konusu oldu.

    İşte Çanakkale  Zaferi’nin böyle bir özelliği var.

1699’dan beri devam eden Batı karşısındaki yenilgi ve eziklik sona ermese bile, nefes aldık.

Çanakkale’de kazanılan o zafer kaybettiğimiz özgüveni ve ulusal onurumuzu bize geri kazandırdı.

ÇANAKKALE KAZANIMLARI

Osmanlı’da bir çözülme yaşanıyordu, milliyetçiliğin de etkisiyle ayrılıp dağılan bir imparatorluk vardı.

Özellikle Anadolu’da yaşayan Müslüman etnik unsurlar şunu gördü; bir araya gelmezsek, toprakları kaybedeceğiz!

İşte ulus olma bilincinin başladığı yerdir ÇANAKKALE.

Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı’nı nasıl kazandı diye soruyoruz.

Bunun sırrı Çanakkale’de gizli. Çünkü biz orada direnmeyi, vatanın nasıl savunulabileceğini öğrendik.

Çanakkale Savaşları başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Kazım Karabekir Paşa, Fevzi Paşa, Fahrettin Paşa gibi komutanlar kademesi yetiştirdi. Kurtuluş Savaşı’nın çekirdek kadrosu, Çanakkale’deki ateşte pişmiştir.

Çanakkale, üst rütbeli komutanların zafer kazandığı bir cephe değil. Yarbaylar, albaylar, hatta onbaşılar, çavuşların zaferi…

Bugün hala Seyit Onbaşı, Mehmet Çavuş diyorsak bundandır.

ÇANAKKALE…

SAVUNMA MI, TAARRUZ MU?

Biz Çanakkale’de taarruz etmeyi öğrendik.

Denilir ki, Çanakkale bir savunma zaferi. Biz bu savaşa kadar uzun yıllar Batı karşısında savunma savaşı yaptık ve geri çekildik.

İlk kez Çanakkale’de Mustafa Kemal Paşa ve diğer subaylarımızın yaptıkları planlar çerçevesinde önemli taarruzlar gerçekleştirildi.

Conk bayırında süngü takılarak yapılan hücum gibi.

Çok önemli askeri strateji gerektiren bir taarruzdur ve benzerlerini, Kurtuluş savaşı’nın bazı aşamalarında yeniden görürüz.

        Çok başarısız olduğumuz bir taarruz da var Çanakkale’de: 19 Mayıs taarruzu.

Liman von Sanders ve Enver Paşa’nın ciddi hatalarının olduğu bu taarruzda, bir günde dokuz bin civarında asker kaybetmişiz.

Fakat komuta kademesi, oradan da gerekli dersleri çıkarmıştır.

 

100 YILLIK KARALAMA:

MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE’DE NE YAPTI?

Çanakkale’de Mustafa Kemal’in olmadığını söyleyenler var. Akla ziyan!

Önemli üniversitelerimizden birinde akademisyenlik yapan, köşe yazarlığı yapan profesör titri taşıyan biri, ‘Mustafa Bey 10-15 kişiyi idare etmekten acizdi’ diyor. Mustafa Kemal de demiyor, ismini verip polemik yaşamak istemiyorum.

‘Mustafa Kemal, Çanakkale’yi tek başına mı kazandı’ şeklinde ithamlar var. Ama Çanakkale’nin kazanılmasında en büyük rolü üstlenen komutanlar kimlerdir diye saydığınızda, en başa Mustafa Kemal Paşa’yı yazmak zorundasınız.

Mustafa Kemal, Çanakkale’de üç sefer inisiyatif kullanarak savaşın kaderini değiştirdi ve bir yarbayın böyle bir başarı sağlamasının dünya tarihinde örneği yok.

Bunu ben değil, İngiliz komutanlar, İngiliz harp tarihi söylüyor.

NUSRET VE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ

Müttefikler Şubat ayından itibaren defalarca ufak çaplı denemeler yapıyor, bir yandan da coğrafyayı tanımaya çalışıyorlar.

İlk büyük saldırı 4 Mart’ta gerçekleşiyor.

Seddülbahir’e bir grup asker çıkarmaya kalkıyorlar ama orada görevli askerlerimiz çok ciddi bir başarı göstererek düşmanı geri püskürtüyor. Çanakkale’nin kahramanlarından Mehmet Çavuş’un orada ayrı bir yeri vardır.

İngiliz gemileri bölgeyi yoklamaya devam ederken, Nusret mayın gemisiyle 7 ve 8 Mart gecesinde Erenköy koylarına mayın döküyoruz.

Bu çok önemli bir karar. Çünkü 18 Mart’ta Çanakkale’ye giren düşman donanmalarına, Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar büyük zarar verecektir.

İngiltere ve Fransa donanmasının en büyük gemileri saat 10 civarı Çanakkale’ye girmeye çalışıyor. Akşam 18:30 olduğunda yaklaşık 900 personel, silah ve gemi kaybıyla geri çekiliyorlar.

Biz orada çok az şehit verdik.

18 Mart’taki zaferin ardından düşmanı kıyıya mıhladık ve bu tarihten itibaren bir ayı aşkın bir süre karadan ve denizden ciddi bir çıkarma söz konusu olmadı.

İngilizler ve Fransızlar, bunun üzerine kara planları yapmaya başladı.

25 NİSAN VE MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN TARİHİ EMRİ

Çanakkale Savaşları’nı 18 Mart tarihine sıkıştırmamız doğru değil. 18 Mart bir deniz zaferidir. Çok ciddi bir başarıdır ama hiçbir şey bitmiş değildir.

Çanakkale’nin kahramanı, 25 Nisan’da ortaya çıkmıştır.

25 Nisan’da İngiliz, Fransız ve Anzak kuvvetleri, Çanakkale’ye birkaç noktadan asker çıkarıyor. Arıburnu’na sabah dört buçuktan itibaren 20 bin Anzak askeri çıkmaya başlıyor.

Maalesef Liman von Sanders Paşa’nın planları doğrultusunda, karşılarında sadece 100 kadar asker vardır. Albay Şefik Bey, sabah bu çıkarmanın haberini alır ve 07.55’te 27. Alay ile birlikte düşman kuvvetlerini durdurmaya çalışır ancak asker sayısı yetersizdir.

Tam bu sırada Mustafa Kemal Paşa da, Bigalı köyündeki karargahındadır.

19. Tümen’in yedek tümen komutanı olan Mustafa Kemal, diğer alaylar gibi Arıburnu çıkarmasının haberini alır ama kendisine o bölgeye alayını göndermesi konusunda bir emir gelmez.

Sadece bir tabur asker göndermesi istenir.

Oradan gelen haberlerle birlikte işin ciddiyetine varan Mustafa Kemal, artık üstlerinden emir bekleyecek durumda değildir ve 57. Alayı, bir dağ bataryası ve bir sıhhiye taburunu da yanına alarak yola çıkarır.

Bu yürüyüş saat 10 civarı Kocaçimentepe’de kesintiye uğrar. Mustafa Kemal, alayı on dakika dinlenmeleri için bırakır, emir erini ve sıhhiye taburundan doktoru yanına alarak yürümeye devam eder. Conk bayırının güney yamacına geldiklerinde, düşmandan kaçan bir grup asker görürler.

27. Alay’ın askerleri, mermileri bittiği için geri çekilmektedir ve kaderin cilvesine bakın, o tepede Mustafa Kemal ile karşılaşırlar.

– Düşmandan kaçılmaz.

– Cephanemiz yok.

– Cephaneniz yoksa süngünüz var!

Mustafa Kemal askere süngü taktırıp yere yatırır. Bu arada düşman da şaşırmıştır, geri çekilen askerin bir anda durmasına. Paşa hemen emir erini 57. Alay’a gönderir ve 10 dakika sonra Conk Bayırı’nda göz gözü görmemektedir.

Mustafa Kemal’in orada verdiği, ‘‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.

Biz ölünceye kadar geçen zamanda yerimizi başka komutanlar, başka Mehmetçikler alır’’ emrinin dünya tarihinde bir benzeri yoktur. 57. Alay neredeyse son nefesine kadar şehit oldu fakat kritik tepelerin düşmanın eline geçmesi önlendi. Bu emri veren yedek tümen komutanı bir yarbaydı ve inisiyatif kullanarak savaşın kaderini değiştirdi.

ANAFARTALAR GRUP KOMUTANI MUSTAFA KEMAL PAŞA

Conk Bayırı’ndaki zaferin ardından düşman bir daha o tepelere çok ciddi bir saldırı gerçekleştiremedi ve aylarca sahildeki 1-2 kilometrelik alanda mıhlandı.

6-7 Ağustos 1915 tarihlerinde, bu kez İngilizler bölgeye çıkarma yaparlar ve önemli noktalar düşman kuvvetlerinin eline geçer.

Komuta kademesi ne yapacağını şaşırmıştır. Akla gelen şudur, Mustafa Kemal Paşa’yı Anafartalar Grup Komutanı yapalım. 8 Ağustos’ta Liman von Sanders’in kurmay başkanı Kazım İnanç, telefonla Mustafa Kemal’e ulaşır. Mustafa Kemal, bölgedeki bütün kuvvetleri emrine ister ve aynı gün Anafartalar Grup Komutanı olur. Bir gün sonra 1. Anafartalar Zaferi, 10 Ağustos’ta da Conk Bayırı taarruzu ile bölge düşmandan temizlenir.

BAŞKA BİRİ OLMAZDI…

Çanakkale Zaferi insanımıza bir umut aşılamıştı. Mustafa Kemal Anadolu’ya geçtiğinde, Türk insanının hiçbir şeyi yoktur ama, umudu vardır. Çünkü Mustafa Kemal Paşa, Anafartalar kahramanıdır.

Anadolu’daki insanlar yüzünü görmemiş olsalar bile, o Sarı Paşa’yı ismen tanıyorlardır.

Çanakkale’deki başarıları, Anadolu’da dilden dile dolaşıyordur.

Eğer Çanakkale, Mustafa Kemal’i yaratmış olmasaydı, 1919’da Anadolu’ya kim geçerse geçsin, ulusu bir araya getirip yeni bir mücadeleye ikna etmesi olanaksızdı.

HURAFE TARİHİ İLE MUSTAFA KEMAL’İ ÇANAKKALE’DEN SİLEMEZSİNİZ!

Mustafa Kemal olmadan Çanakkale tarihi yazılamaz.

Yazılabilir ama nasıl olur; bulut askerleri yuttu, yeşil sarıklılar gelip Seyit Onbaşı’ya yardımcı oldu…

gibi hurafe tarihi yazmaya çalışıyorlar. Çanakkale’yi böyle anlatmak Mehmetçik’e günah, orada şehit olan ruhları incitiriz.

Mustafa Kemal’in, Çanakkale’de dinin rolünü vurguladığı anlatıları vardır. Bomba Sırtı denilen bir yerde, okuma bilenlerin Kuran’ı Kerim okuyarak, bilmeyenlerin kelime-i Şehadet getirerek düşmanın üzerine yürüdüğünü anlatır.

Çanakkale Savaşı’nı kazandıran, bu yüksek ruhtur der. Mustafa Kemal mektuplarında dahi buna yer vermiş, askerlerim şehit olduklarında cennete gideceklerini düşünüyor, o yüzden ölümüne savaşıyorlar yazmıştır. Tüm bunlar ortadayken hurafe tarihçilerinin derdi, Mustafa Kemal’i nasıl etkisiz hale getiririz diye uğraşmaktan başka bir şey değildir!

ÇANAKKALE VE MUSTAFA KEMAL ANCAK SİNAN MEYDANIN BU YAZISI KADAR GÜZEL ANLATILABİLİR.  ELLERİNE SAĞLIK SİNAN MEYDAN.

 

 

Aajans Matbaacılık Ve Vasım İşleri Tasarım ve Programlama: Soner Solak